İşitme kaybı hem kademeli olarak hem de tek bir travmatik olayın bir sonucu olarak ortaya çıkabileceğinden, ciddiyetini ölçmek için kullanılan çeşitli dereceler vardır. İşitme kaybının derecesini belirlemek içinse kişinin duyabileceği en düşük ses seviyesi bulunmaya çalışılır. Bu testi işitme merkezimizde ya da hastanelerde yaptırabilirsiniz.
Birçok kişi işitme kaybının derecelerini yüzde olarak söyler ama bu çok yaygın yapılan bir yanlıştır. Çünkü işitme kaybı 100dB’in üstünde de çıkabilir. İşitme testi genelde 120dB’e kadar yapılabilir. Yani işitmemiz 100dB’e kadar sınırlı değildir bu yüzden işitme kayıpları belli dereceler ile sınıflandırılmıştır.
Sınıflandırmaların yanında yazan değerler tek bir frekansa ait değil test edilen 4 frekansın ortalamasıdır. Bu sebeple sadece işitme kaybının derecesi bilinerek işitme cihazı denetilmesi yapılmamalıdır. Örneğin ortalama işitme eşiği 50dB olan bir kişinin 1000 frekansında 40dB işitme kaybı olup 2000dB’de 60dB kaybı olabilir. İşitme cihazının ayarlanması için test sonucunun tümünün ayrıntılı bir şekilde incelenmesi gerekir.
Aşağıda işitme merkezimizde ve birçok Türkiye’nin çoğu hastanesinde kullanılan işitme kaybı dereceleri:
ÇOK HAFİF İŞİTME KAYBI (16-25 dB eşik)
Hafif işitme kaybı olanlar muhtemelen bir problemleri olabileceğini bile bilmiyorlar. Bu seviyede, işitme yalnızca çok sessiz bir konuşma varlığında, genellikle belli bir mesafede tehlikeye girer. Bazı durumlarda, çevresel gürültü konuşmanın anlaşılmasını zorlaştırabilir. Bu seviyedeki işitme kayıplarında işitme cihazlarına gerek duyulmaz.
HAFİF İŞİTME KAYBI (26-40 dB eşik)
Bu seviyedeki işitme kayıplarındaki insanlar genelde karşısındakini sessiz konuşmasından dolayı suçlarlar. Özellikle restoran gibi kalabalık ortamda konuşmayı anlamaları gittikçe zorlaşır. Bu işitme kaybı hastalıktan çok bir sıkıntı oluşturduğundan tanılanması daha uzun sürer ve gittikçe kötüleşir. Bu evrede olan hastalarda işitme cihazına erken tedavi amacıyla başlanması büyük yarar sağlayacaktır çünkü işitme kaybı arttıkça işitme cihazına alışmak ve konuşma anlaşılırlığını geriye getirmek giderek zorlaşacaktır. En önemlisiyse işitme kaybı artsa bile işitsel ayırt etmenin kötüleşmesinin önüne geçilecektir.
ORTA DERECE İŞİTME KAYBI (41-55 dB eşik)
Bu seviyeye ulaştığınızda, işitme kaybınız, siz ve sevdikleriniz arasında düzenli bir hayal kırıklığı ve çatışma kaynağı haline gelecektir. Çevresel gürültü tahrip edici ve tahriş edici olabilirken, çoğu konuşma, dinleme alanı sessiz olsa bile konuşma bozuk görünecektir. Ve işitme kaybından dolayı kişinin konuşması da giderek bozulabilir. Tüm bu olumsuzluklar işitme cihazıyla giderilmelidir.
ORTA İLERİ İŞİTME KAYBI (56-70 dB eşik)
Yalnızca yüz yüze iletişim etkili olacaktır ve muhtemelen beden dili ve dudak hareketleri gibi görsel ipuçlarını okunduğunda iletişim etkili olacaktır. Bir grup insanla iletişim kuruyorsanız, konuşmanın izole edilmesi zorlaşacaktır. Bir süre sonra, etrafınızdakileri bağırmaya zorlamak, bunama ve diğer bilişsel bozukluklar için artan bir risk ile bağlantılı zihinsel yorgunluğa yol açabilir. Bu evrede işitme cihazı olmadan sağlıklı bir iletişimden söz edilemez.
İLERİ İŞİTME KAYBI (71-90 dB eşik)
İleri işitme kaybı ortalama konuşmaların duyulmasını neredeyse imkansız hale getirir ve bazı durumlarda yüksek sesle açıklamalar veya tekrarlanan ifadeler hala kafa karıştırıcı olacaktır. Artık işitme cihazı olmadan insanlarla iletişime geçmek imkansıza yakındır.
ÇOK İLERİ İŞİTME KAYBI (+91 db eşik)
Bu düzeyde yalnızca jet motorları, motorlu testereler ve çığlıklar gibi aşırı yüksek sesler duyulabilir. Çok güçlü işitme cihazları vasıtasıyla ya da koklear imlant gibi bir ameliyatla duymak mümkündür ancak. Konuşmaların ise anlaşılması bu cihazlarla bile çok zorlaşacaktır.